. . .

1-AYNI PANORAMIK MANZARA MI.166877_490639709710_4252019_n-003
Photo Credit: Dr. Mahmut Oğuz  Ergün (1931-2015)
Date: Summer 2005
Location: Ada, Sinop – Turkey

2 Comments

Filed under Eternalist Notions

Bir dreisprachiger poem-draft

böyle sevilmez

i loved

o mu

could not have

seven mahvetmez

thema durch war ich für ihn am ende

but also a few undefined times before

in klaren verhåltnissen zu leben

arzusuna geçti uzun senelerinkinin yerine

gene hiç uyarmadan sakince birdenbire

aber du unverbesserlicher ignorant

keep refusing against your will still

dich aus deiner herzenstiefe zu befreien

bu kadar da aşka muhtaç olur mu bir can

~ ~ ~ ~ ~

© hülya n. yılmaz, 4.12.2016

4 Comments

Filed under Poems, Reflections, Tricultural Posts

. . .

1-AYNI PANORAMIK MANZARA MI.166877_490639709710_4252019_n-001
Photo Credit: Dr. Mahmut Oğuz  Ergün (1931-2015)
Date: Summer 2005
Location: Ada, Sinop – Turkey

Leave a comment

Filed under Eternalist Notions

Attila İlhan’s “Ben Seni Neden mi Sevdim?” in Translation

A few weeks ago, a first happened to me on this platform. A reader, zeynebe has (ever so gracefully) asked me, if I could translate “Ben Seni Neden mi Sevdim?” -a poem by Attila Ilhan (1925-2005; “a Turkish poet, novelist, essayist, journalist and reviewer (Wikipedia).” Having missed the excitement I used to feel whenever I would work on my literary translations, I welcomed this request. And my Turkish-to-English-bridging effort has come about.

Please note: When you click on “Attila Ilhan” above, you will be directed to a YouTube video in which the poet himself guides you through his life in his native tongue. As for the Turkish original of the poem, my source was Çetin Bayramoğlu -another wordpress blogger. 

Ben seni neden mi sevdim?

Ben seni bir okyanusun derinliğinde buldum da sevdim
Parlak bir inciydin benim için
Paha biçilmez bir inci
Ben seni soğuk ve yağmurlu bir günde
Seni düşünürken gülüşündeki sıcaklığın içime dolup ta
Beni sardığı bir anda sevdim
Seni sadece selvi boyun, siyah saçların ya da kara gözlerin
Güzel bir yüzün var diye değil
Fikirlerinle, konuşmandaki güzelliğin ve benim o kor halde yanan yüreğimle sevdim
Ben seni derinden ve hissederek sevdim
Her kalp atışımda vücudumun dört bir köşesine yayıldığını
Beni sardığını her nefes alışımda ciğerlerime işlediğini bilerek sevdim
Seni kış gecelerinin o soğuk yatağında birlikte uyuyup beni ısıttığın
Yaz sıcağında uyuyamayıp sıkıntılarım olduğun
Ve rüyalarımda buluştuğumuz gecelerde sevdim
Seni ellerinden tutup kanımın kaynadığı
Kalbimin yerinden fırlayacağını hissettiğim anlarda
O ıslak dudaklarınla beni sevdiğini söyleyeceğin anları düşünerek sevdim
Ben seni o sensiz anlardaki boş ve değersiz geçen dakikalarda
Kayıp zamanlarımızda, seni arayıp bulamadığım
Çaresizlik içinde olduğum, içki sofralarını dost bildiğim anlarda sevdim
Sen ne kadar uzak olsan da,
Aramızdaki kilometreler nasıl çoksa
Ben de seni o kadar yoğun ve o denli çok sevdim
Seni kalbimde yanan ateşin ile
Zihnimde oluşan hayallerin o ay parçası çehrenle
Bana derinden bakan o gözlerindeki ışıltıyı göreceğim anları beklerken
Kalbimin yanıp tutuştuğu anlarda
Gelip bu ateşi alevlendirerek
Bana sarılarak beni sevdiğini söyleyeceğin anları düşünerek sevdim

Korkuyorum!
Hakettiğin mutluluğu sana verememekten korkuyorum.
Seni beni sevdiğinden fazla sevememekten korkuyorum.
Senin sevgine layık olduktan sonra başkaları tarafından o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum.
Seni kazanayım derken kaybetmekten korkuyorum.
Aramızdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum.
Senin kalbini daha fazla kırmaktan korkuyorum.
O temiz ve masum göz yaşlarını daha fazla akıtmaktan korkuyorum.

Evet korkuyorum;
seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten …
Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum.
Ya da yanlış anlaşılmaktan korkuyorum.
Uçurumun kenarında yalnız kalmaktan korkuyorum.
Dostluğuna doyamadan ulu orta yalnız kalmaktan korkuyorum.
Yüreğimdeki o ince sızının bir gün çoğalmasından ve beni sarmasından korkuyorum.
Sevgi denen güzelliğinin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum.
Dostluğun ölüp yerine nefretin yeşermesinden korkuyorum.

Korkuyorum evet;
seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten…
Bir çiçek misali ne ellemeye ne de koparmaya kıyamıyorum uzaktan seyrediyorum çünkü;
Seni daha fazla incitmekten korkuyorum.
Ömründe yaşadığın mutluluğu huzuru sana yaşatamamaktan korkuyorum.
Sana kalbimden fazlasını verememekten korkuyorum.
Sonunda sana gözyaşından başka bir şey bırakamamaktan korkuyorum.
Seni sevmekten değil;
dostluğunu suistimal etmekten,
Seni kaybetmekten ve değerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum.
Belki de çok fazla korkuyorum …

ÇÜNKÜ; BEN İLK DEFA SEVİYORUM…

Attila Ilhan

A Turkish to English Translation Draft
© hülya n. yılmaz (4.30.2016)

Why I Loved You, You Ask?

I found you in an ocean’s depth, and thus loved
A sparkling pearl you were to me
A priceless pearl
I loved you on a cold and rainy day
When your smile thawed my soul
While I housed you in my thoughts
I loved you not only for your gracious height, dark hair or black eyes
Nor for your beautiful face
I loved you in your thoughts, for the beauty of your words
And with that ablaze heart of mine
I loved you, sensing you at the core of my being
Knowing how you flowed into every cell in my body
At each beat of my heart, how you held me in your caress
Filling my lungs every time I took a breath
I loved you when you kept me warm while we shared a sleep
In the cold bed of winter nights
I loved you when you became my distress
In my sleepless nights in the dead of the summer
And in those nights when we united in my dreams
I loved you when the touch of your hands set my blood on fire
In those moments, when I felt my heart leave its cage
While I imagined moments when you, with those wet lips of yours,
Were about to tell me that you loved me
I loved you in those void worthless minutes that passed without you,
During times we had lost, when I tried to find you but could not
Throughout all the moments that witnessed my despair, when I befriended the bars
No matter how far away you were from me, I loved you
And with the same intensity and as much as the extent of the distances between us
I loved you with your fire that was burning in my heart
With images of you that were entering my mind, with your moon-lit face
While waiting for the moments when I was going to see
That sparkle in your eyes, looking at me intently
I loved you in those moments when my heart burnt of desire
While I imagined moments when you would come to revive that fire
By telling me in an embrace that you loved me

I am afraid!
I am afraid of not being able to give you the happiness you deserve.
I am afraid of not being able to love you more than you love me.
I am afraid of losing your love to others after I become worthy of it.
I am afraid of losing you while I try to win you.
I am afraid of the non-platonic divides between us.
I am afraid of breaking your heart even more.
I am afraid of causing you to shed more of your pure and innocent tears.

Yes, I am afraid;
of losing you, of giving you more sorrow . . .
I am afraid of failing to express myself to you.
Or, perhaps, I am afraid of being misunderstood.
I am afraid of being left all alone on the edge of the cliff.
I am afraid of being bluntly abandoned before being sated with your friendship.
I am afraid of that dull ache in my heart intensifying and surrounding me one day.
I am afraid of that beauty of yours called love leaving me one day.
I am afraid of hate flourishing after the death of friendship.

True, I am afraid;
of losing you and of creating more sadness for you . . .
Like with a flower, I cannot bear to touch nor pick you
I watch you from a distance instead because
I am afraid of hurting you more.
I am afraid of not being able to provide you with
The happiness and peace you have known in your life.
I am afraid of not being able to give you anything else but my heart.
I am afraid of leaving you nothing else but tears in the end.

I am not afraid of loving you;
But rather of taking advantage of your friendship,
of losing you, of being unable to appreciate you
and of failing to answer to The Ultimate Being.
I may be too afraid, maybe . . .

BECAUSE; THIS IS THE FIRST TIME I AM IN LOVE . . .

 

Leave a comment

Filed under Tricultural Posts

. . .

 

AYNI PANORAMIK MANZARA MI.166877_490639709710_4252019_n-005

Photo Credit: Dr. Mahmut Oğuz  Ergün (1931-2015)
Date: Summer 2005
Location: Ada, Sinop – Turkey

3 Comments

Filed under Eternalist Notions

Whenever the human species . . .

becomes hard to bear (with me as the frontrunner), I seek comfort for the unrestful spirit in the sights of the other often much gentler earth-dwellers. Would you care to join me in watching a video on them? 

Leave a comment

Filed under Reflections

Reblogged: A Poem by Jean-Jacques Fournier

Poetry on a canapé – A journey through Jean-Jacques Fournier’s poetry

I am the colour

Of human disorder,

That shades the stay

Of man made suffer,

While held at bay

Be caused such pallor,

In ominous way

With spurious cover,

Feigning fair play

Thus to be coloured,

With doubtful recover

For fated mankind,

Bearing colour be mine!

© Jean-Jacques Fournier

via “ I Am The Colour ” ~ of human disorder ~ — Poetry on a canapé

4 Comments

Filed under Reflections